Tıbbi onkoloji, kanserin ilaçla tedavi edilen tüm biçimleriyle ilgilenen iç hastalıkları yan dalıdır. Meme, akciğer, kolon ve mide gibi organ kanserlerinden yumuşak doku tümörlerine kadar geniş bir yelpaze bu bölümün çalışma alanına girer. Kısaca söylemek gerekirse: kanserin kemoterapi, hedefe yönelik ilaç, immünoterapi veya hormon tedavisi gerektiren her türü tıbbi onkolojinin konusudur.
Bu tanım, sık karıştırılan bir noktayı da açıklığa kavuşturur. Tümörün ameliyatla çıkarılması cerrahi bölümlerin, ışın tedavisi ise radyasyon onkolojisinin işidir. Tıbbi onkoloji ise sistemik tedaviden, yani kan yoluyla tüm vücuda dağılan ilaçlardan sorumludur. Çoğu hastada bu üç yaklaşım birlikte kullanılır ve sıralamaları ortak kararla belirlenir.
Solid Tümörler ve Kan Kanserleri Ayrımı
Kanserler kabaca iki büyük gruba ayrılır. Birincisi solid tümörler, yani bir organda kitle oluşturan kanserlerdir. Meme, akciğer, kalın bağırsak, mide, pankreas, prostat, yumurtalık ve böbrek kanserleri bu gruptadır. Tıbbi onkolojinin ağırlıklı çalışma alanı bu tümörlerdir.
İkinci grup, kan ve kemik iliğinden kaynaklanan hastalıklardır. Lösemi, lenfoma ve multipl miyelom bu başlık altında yer alır. Bu hastalıkların takibi çoğu merkezde hematoloji bölümü tarafından yürütülür. Lenfomalar gibi bazı hastalıklarda iki bölümün ortak çalıştığı durumlar da bulunur.
Hastanın hangi bölüme yönlendirileceği patoloji raporundaki tanıya göre belirlenir. Bu nedenle biyopsi sonucu çıkmadan kesin bir yönlendirme yapılmaz.
En Sık Görülen Kanserler
Ülkemizde erkeklerde en sık görülen kanserler akciğer, prostat ve kalın bağırsak kanserleridir. Kadınlarda ise meme kanseri ilk sırada yer alır; onu tiroid ve kalın bağırsak kanserleri izler. Bu dağılım, onkoloji polikliniklerine başvuran hasta profilini de büyük ölçüde belirler.
Meme kanseri, alt tiplerinin çeşitliliği nedeniyle tedavi planlamasında ayrı bir yer tutar. Hormon reseptörü taşıyan tümörlerde hormon tedavisi, HER2 adı verilen proteini aşırı üreten tümörlerde ise bu hedefi bloke eden ilaçlar gündeme gelir. Aynı organdan kaynaklanan iki tümörün tedavisi bu nedenle tamamen farklı olabilir.
Akciğer kanserinde ise küçük hücreli ve küçük hücreli dışı ayrımı belirleyicidir. Küçük hücreli dışı grupta genetik değişiklik taraması yapılır; belirli mutasyonlar saptandığında ağızdan alınan hedefe yönelik ilaçlar tedavinin ilk basamağı olabilir.
Sindirim Sistemi Kanserleri
Kalın bağırsak ve rektum kanserleri, tarama programlarıyla erken saptanabilen kanserler arasındadır. Ameliyat sonrası patoloji bulgularına göre koruyucu amaçlı ilaç tedavisi eklenebilir. İleri evrede ise tümörün genetik özellikleri, hangi ilaç kombinasyonunun seçileceğini etkiler.
Mide kanseri ülkemizde önemini koruyan bir başlıktır. Ameliyat öncesi ve sonrası uygulanan ilaç tedavileri, hastalığın evresine göre planlanır. Pankreas ve safra yolu kanserleri ise tanı anındaki evre nedeniyle daha zorlu bir grubu oluşturur.
Karaciğer kanserinde altta yatan karaciğer hastalığının derecesi tedavi seçimini doğrudan etkiler. Bu nedenle gastroenteroloji ve girişimsel radyoloji ile ortak değerlendirme yapılır.
Ankara Onkoloji polikliniklerinde sindirim sistemi tümörleri, cerrahi ve radyoloji bölümleriyle birlikte ele alınarak değerlendirilmektedir.
Ürolojik ve Jinekolojik Tümörler
Prostat kanseri yavaş seyri nedeniyle kendine özgü bir yaklaşım gerektirir. Düşük riskli hastalarda hemen tedaviye başlanmayabilir; belirli bir program çerçevesinde izlem tercih edilebilir. İleri evrede ise hormon baskılayıcı tedaviler ve bunlara eklenen ilaçlar gündeme gelir.
Mesane ve böbrek kanserlerinde son yıllarda bağışıklık sistemini uyaran tedaviler kullanılmaya başlanmıştır. Testis kanseri ise genç yaş grubunu ilgilendirmesi ve ilaç tedavisine yanıtının belirgin olması nedeniyle ayrı ele alınır.
Jinekolojik tümörler arasında yumurtalık, rahim iç zarı ve rahim ağzı kanserleri bulunur. Bu hastalıklarda jinekolojik onkoloji cerrahisiyle ortak çalışma yürütülür; ameliyatın kapsamı ile ilaç tedavisinin zamanlaması birlikte kararlaştırılır.
Daha Az Görülen Tümör Grupları
Baş boyun kanserleri, tiroid dışındaki endokrin tümörler, sarkomlar ve merkezi sinir sistemi tümörleri de tıbbi onkolojinin kapsamındadır. Bu tümörler daha seyrek görüldüğü için tedavi kararları çoğu zaman ortak toplantılarda alınır.
Deri kanserleri içinde melanom ayrı bir yer tutar. Bağışıklık sistemini hedefleyen tedavilerin ilk uygulandığı alanlardan biri olması, bu hastalıktaki yaklaşımı belirgin biçimde değiştirmiştir.
Kaynağı belirlenemeyen tümörler ise ayrı bir başlıktır. Bu durumda genişletilmiş patolojik incelemeler ve moleküler testler ile kökenin bulunmasına çalışılır.
Onkolog Ne Yapar?
Tıbbi onkoloji uzmanı, tanı konmuş bir hastada evrelemeyi tamamlar, tedavi planını oluşturur ve bu planı uygular. İlaç seçimi, doz ayarlaması, yan etki yönetimi ve tedaviye yanıtın değerlendirilmesi bu kapsamdadır.
Tedavi süresince ortaya çıkan sorunların çözümü de aynı bölümün sorumluluğundadır. Kan değerlerindeki değişiklikler, bulantı, ağrı ve beslenme sorunları düzenli olarak takip edilir.
Tedavi tamamlandıktan sonra izlem dönemi başlar. Kontrollerin sıklığı hastalığın türüne ve uygulanan tedaviye göre belirlenir.
Hangi Durumda Onkoloji Bölümüne Başvurulur?
Onkoloji polikliniğine başvuru genellikle patolojik tanı konulduktan sonra olur. Bir biyopsi sonucunda kanser saptandığında, hasta ilgili cerrahi bölüm ya da aile hekimi tarafından yönlendirilir.
Bazı durumlarda ise ameliyat öncesi başvuru gerekir. Tümörü küçültmeye yönelik ilaç tedavisi planlanan hastalarda sıralama bu yönde kurgulanır.
Şikayeti olup henüz tanısı bulunmayan kişiler için ilk basamak onkoloji değildir. Bu kişilerin şikayetin ilgilendirdiği bölüme, örneğin öksürük için göğüs hastalıklarına başvurması uygun olur.
Ankara Onkoloji Doktoru değerlendirmesine gelirken patoloji raporunun, görüntüleme tetkiklerinin ve varsa ameliyat notunun getirilmesi süreci hızlandırır.
Tedavi Kararları Nasıl Verilir?
Kanser tedavisinde kararlar tek bir hekimin görüşüyle değil, tümör konseyi adı verilen çok disiplinli toplantılarda alınır. Bu toplantıda tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, ilgili cerrahi bölüm, radyoloji ve patoloji temsil edilir.
Görüntüleme kesitleri ve patoloji preparatları toplantıda birlikte incelenir. Böylece tedavi sırası, uygulanacak yöntemler ve olası seçenekler ortak bir değerlendirmeyle netleştirilir.
Bu yaklaşım, birden fazla geçerli seçeneğin bulunduğu durumlarda özellikle önem kazanır. Hastanın yaşı, ek hastalıkları ve genel durumu da kararın parçasıdır.
Yaygın Yanılgılar
"Kanser tedavisi tek tiptir." Aynı organdan kaynaklanan tümörlerde bile moleküler özelliklere göre farklı ilaçlar kullanılır. Tedavi kişiye göre planlanır.
"Onkoloji sadece kemoterapi demektir." Hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapi ve hormon tedavileri de bu bölümün uyguladığı yöntemlerdir. Kemoterapi seçeneklerden yalnızca biridir.
"Tümör konseyi zaman kaybıdır." Ortak değerlendirme, tedavi sırasının doğru kurulmasını sağlar ve gereksiz girişimlerin önüne geçebilir.
Ankara Onkoloji Doktorları tarafından yapılan ilk görüşmede bu başlıklar hastaya ayrıntılı biçimde aktarılır.
Destek Tedavilerinin Yeri
Kanser tedavisi yalnızca tümöre yönelik ilaçlardan ibaret değildir. Bulantı kontrolü, ağrı yönetimi, beslenme desteği ve kansızlığın giderilmesi tedavinin ayrılmaz parçalarıdır.
Bu başlıkların ihmal edilmesi, planlanan tedavinin aksamasına yol açabilir. Bu nedenle destek tedavileri baştan itibaren planın içinde yer alır.
Ruhsal destek de aynı çerçevede değerlendirilir. Tanı sonrası dönemde yaşanan kaygı yaygın bir durumdur ve profesyonel destekle ele alınabilir.
Süreç Boyunca Nelere Dikkat Edilmeli?
Tedavi sırasında ateş yükselmesi, kontrol edilemeyen kusma, şiddetli ishal ve nefes darlığı gibi bulgular randevu beklenmeden bildirilmelidir. Bu durumlar erken müdahale gerektirebilir.
Kullanılan tüm ilaçların, bitkisel ürünler ve takviyeler dahil, hekime bildirilmesi gerekir. Bazı ürünler kanser ilaçlarının etkisini değiştirebilir.
Kanser Tedavisi Ankara sürecinde tetkik sonuçlarının düzenli saklanması ve her kontrole getirilmesi, değerlerin zaman içindeki seyrinin yorumlanmasını kolaylaştırır.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Kendi durumunuza uygun değerlendirme için bir tıbbi onkoloji uzmanına başvurmanız önerilir.